19 Ekim 2010 Salı

Sevmediğin işten hayır gelmez!


Uzun süredir yaptığım çevirmenlik işinden, aslında hiç mi hiç keyif almadığımı geçtiğimiz günlerde farkettim. Ha ne oldu, çeviri yapmayacak mıyım artık? Tam net bir tavır koyamıyorum henüz, o lüksüm de olur, gelir bir gün inşallah. Ama sevmiyormuşum ben meğersem. Evet, sevmiyormuşum.


Bahtsızlık da denebilir. Aslında okumayı, yazmayı çok severim. Çeviriyi de bunlardan asla ayrı tutmadım. Ne de olsa çevirmeden önce bir cümleyi önce okuyorum sonra yazıyorum öyle değil mi?

Geyik yapıyorum gibi gelebilir ama tüm hissiyatım bundan ibaret gecenin 3'nde. Teknik çeviriydi son yaptığım iş. Bir daha tövbe.

İnsanın ilgilenmediği ama hiç mi hiç ilgilenmediği bir konu hakkında 3 hafta kafa patlatması, sonrasında çok aptal bir ücret alacak olması (çeviriden iyi para kazanılmıyor), adamı delirtiyor. "Napıyorum ben, naptım ben? Ne gerek vardı. İyi misin?" gibi sorular dönüyor kafamda. Neyse ki şu anda ara bir dönemden geçtiğim için iş hayatımda, böyle çevirilere taktım. Yoksa çevirsin millet, ben alıp okuyayım.

Başlığıma dönmek istiyorum: Sevmezsen işini hayır gelmiyor. O yüzden sevdiğin işi yapacaksın. Demek ki çok sevdiğim yeni işimden acayip güzel kısmetler gelecek. Hadi bakalım.

4 yorum:

  1. Bir gün artık istemediğin bir şeye yönelmediğinde o zaman gerçekten hayat sana alman gereken dersi vermiş olacak. Ama bence sen artık yavaş yavaş o dersi aldın gibi:)

    YanıtlaSil
  2. ben de hep çevirmenlere özenmişimdir. hem okuyorlar hem çeviriyorlar ne güzel diye :) yakında bir çevirmene ihtiyaç duyacağım ama demek ki senden bu saatten sonra ancak yoga dersi alabiliriz:) yogayı da uzundur düşünüyorum açıkçası, başlama zamanı mıdır nedir?

    YanıtlaSil
  3. gerekirse (teknik-hukuk metinleri değilse) çeviri konusunda da yardımcı olurum, ama yoga açısından yardım etmeyi tercih ederim:)

    başlama zamanına siz karar verin: en zor kısmı matı yere sermektir diyorlar, sonrası kendiliğinden geliyor. denemekten zarar gelmez, hele hele yogada.

    YanıtlaSil